20.04.2015
İSMET ÖZEL’İN KIRK HADİS KİTABINA bir başlangıç yaparken aklıma İslami literatürdeki kırk hadis geleneği düştü. Sahi neye binaendir kırk hadis derleme geleneği ve ne zaman başlamıştır? TDV İslam Ansiklopedisi’nin ilgili maddesine[1] göre kırk hadis türü eserler, miladi sekizinci yüzyılın ikinci yarısından itibaren ortaya çıkmış olup derleme faaliyetleri şu zayıf hadise dayanmaktadır:
Bu hadisin, ufak değişikliklerle farklı rivayetleri de mevcuttur. Şehrezûrî’nin fıkhın ana kaidelerine dair derlediği yirmi altı hadise Nevevî’nin on altı hadis ekleyerek oluşturduğu el-Erbaûn’un meşhur örneklerden biri olduğu dile getirilmektedir aynı maddede. İlaveten, farklı kırk hadis seçkilerine dair ilginç örneklere de yer verilmektedir: Osmanlı âlimlerinden Hanîf İbrâhim Efendi’nin iki kelimelik hadislerden derlediği Erbaûne hadisen bi-lafzateyn, el-Askalânî’nin Sahîhayn’da bulunmakla beraber Müslim’in Buhârî’ye göre bir ravi ile âlî olarak rivayet ettiği kırk hadisi derleyerek oluşturduğu Avâlî Müslim: Erbeûne hadis müntekat min Sahihi Müslim, İbn Asâkir’in kırk ayrı yerde kırk ayrı hocadan kırk hadis derleme geleneğine ilaveten kırk sahabiden kırk ayrı konuda rivayet edilme özelliğini ekleyerek oluşturduğu Kitabü’l-Erbaine’l-büldaniyye, ve Sülemî’nin tasavvufi mahiyetteki kırk hadis derlemesi Kitabü’l-Erbain fi ahlâkı’s-sufiyye.
Kendi kırk hadis seçkimiz nasıl olurdu?
Kırk hadisle ilgili kişisel sorular düştü sonra aklıma. Mesela, zengin kırk hadis literatüründen ilham ile kendim kırk hadis seçecek olsam neler hakkında olurdu ve özellikle hangi hadisle başlamak isterdim seçkiye? Üzerine eğitim almış olmam ve hakkında en çok hadis okuması yaptığım konu olması hasebiyle iktisadi mevzularla ilgili hadisleri derleme tercihinde bulunurdum sanırım.[2]
Üstelik değil mi ki kırk hadis, yazıldığı dönemdeki ahaliye en çok yardımcı olabilecek konulardan seçiliyor, maddiyat ile çetin imtihanlardan geçen zamane ümmeti için oldukça faydalı olurdu kanısındayım bu konuda derlenecek hadislerin. Böylesi bir derlemeyi yansıtması açısından seçilecek ilk hadis hususunda ise çok düşünmeden hemen şu hadisi tercih edeceğimi söyleyebilirim:
Evet, bu hadis öncelikle ticaret ortaklığı yapan iki kişi içindir. Fakat hadisin içeriği hem nicelik hem de nitelik yönünden genişletilmeye müsaittir diye düşünüyorum. Örneğin, nicelik bakımından genişleterek ‘ortaklar üç kişi ise dördüncüleri, beş kişi ise altıncıları, ilanihaye, Allah’tır’ denilebilir. Nitekim bu yorumumuza destek olan bir ayet de mevcuttur:
Maddi ve manevi ortaklıklar
Bu ayet aynı zamanda bahsi geçen hadisin nitelik yönünden genişletilmesi için de destek olabilecek mahiyettedir. Zira Allah burada iki kişinin ortak konuştuğu şeyleri duyan üçüncü, üç kişinin konuştuklarını duyan dördüncü olduğunu dile getirmektedir ki ana mevzu, ‘ortak konuşulanlar’dır.
Velhasıl, ticari ortaklığa, konuşulan şeylerin ortaklığı da eklenmiştir. Bununla birlikte, hadisin nitelik ya da anlam yönünden genişletilmesine dair aklıma gelen en etkileyici örnek, şu ayette anlatılana binaendir:
Evet, ayette dendiği üzere bildiğimiz gibi, bahsi geçen iki kişiden biri Hz. Peygamber aleyhissalatuvesselam, diğeri ise Hz. Ebu Bekir radıyallahuanh’tir. Arkadaşı yani Hz. Ebu Bekir telaşlanınca onu sakinleştirmek için Hz. Peygamber şöyle demiştir: ‘Allah bizimle beraberdir.’ Yani biz görünürde burada aciz iki kişiyiz ama o bizim üçüncümüzdür. Nitekim bununla ilgili bir başka hadiste belirtildiği gibi:
Üçüncüleri Allah olan ikili ortaklıklar (ticari vd.) kurabilmemiz duasıyla!
© 2021 karakalem.net, Zeyneb Hafsa