3 views 3 mins 0 yorumlar

Ene’sini bilen rabbini bilir mi?

İçinde Yazarlar
Mart 01, 2025

16.03.2015

“NEFSİNİ BİLEN Rabbini bilir”… Bu sıkça telaffuz edilen fakat belki de aynı sıklıkla vukufuna erilemeyen sözle neyin kastedildiğini daha derinlemesine anlamak için yaptığım ufak çaplı okumaların neticesini paylaşmak istiyorum bu yazıda.

Öncelikle, bu sözün kaynağından başlayalım. Çünkü bu söz bazılarınca hadis olarak zikredilmekte ise de böyle olmadığına dair de bir hayli görüş bulunmaktadır. Osman Arpaçukuru’nun konuya dair görüşü şöyledir: “Yaptığımız araştırma sonunda bu rivayetin, sahih hadisin zorunlu öğelerinden olan senedden yoksun olduğunu gördük.”[1] Arpaçukuru, konuyla ilgili bazı değerlendirmeleri de aktarmaktadır. Örneğin, tarihçi ve hadis hâfızı Sem’ânî’ye göre (ö.489) bu rivayet Hz. Peygamberden sabit değildir. Bilakis, bu söz, Yahya b. Muâz er-Râzî’ye aittir. İmam Nevevî (ö.676) ise bu söz hakkında, hadis olarak sabit değildir demektedir.

Ma’rifet-i nefs

TDV İslam Ansiklopedisi’nin ‘Nefsi bilmek’ anlamındaki ‘Ma’rifet-i nefs’ maddesinde de bu sözün hadis olarak bilinse de çıkış noktasının Harrâz olduğu yazılmaktadır. (Evet, bazı âlimler bunu Harrâz’a atfetmektedirler fakat bu konuda bir kesinlik yok gibidir, çünkü yukarıda da dile getirildiği gibi, başka bir kısım âlim de bunu Muâz er-Râzî’ye atfetmektedir.) Adı geçen maddede konuyla ilgili dikkat çekici bir açıklama, kanaatimizce, Kindî’nin şu görüşlerine dayanmaktadır: Kendinde iki temel varlık kategorisini (yani beden ve nefsi) tanıyan kişi, bu şekilde madde ve ruhtan ibaret olan dış dünyayı da tanıma imkanına ulaşmış olacaktır. İnsana ‘küçük alem’ denmesinin sebebi de budur. Bu görüş, ruhu ve nefsi aynı şey saymakta, aynı zamanda da hem büyük alem olan kainatın hem de küçük alem nezdindeki insanın madde ve ruhtan müteşekkil olduğunu, nitekim ikincisinden hareketle ilkini (ve O’nun yaratıcısını) daha iyi idrak edebileceği dile getirilmektedir.

İslam Ansiklopedisi’ndeki söz konusu madde, üzerinde durduğumuz sözün kaynağı olabilecek bazı Kur’an ayetleri zikreder. Bunlardan ikisi şöyledir:

‘1“Varlığımızın delillerini (ayetlerini), (kainattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde göstereceğiz…” (Fussilet, 41/53)

“Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler (ayetler) vardır. Hala görmüyor musunuz?” (Zâriyât, 51/20-21)

Yazar

  • Zeynep Hafsa kitapları, eserleri, Zeynep Hafsa kimdir, öz geçmişi, Zeynep Hafsa nereli, kitap incelemeleri ile yorumları, Zeynep Hafsa sözleri ve alıntıları...

    Diğer Yazılar
......