Home > Articles posted by Taha Çağlaroğlu
Yazarlar
Mart 04, 2025
1 views 5 mins 0

Veyl

10.05.2004 HÜZNÜN ASIL RENGİNİN NASIL olduğuna karar veremediğim günlerin birinde dalgınlıkla şaşkınlık arası bir ruh atmosferinde onu gördüm aniden. Yere düşmüştü. Düşmüştü değil, hayır, yere atılmıştı. Bir depremdi bu. Kendisiyle sıkı düşünsel ve duygusal bağlar kuran dostlarıyla birlikte şimdi başka bir âlemde yaşıyordu. Tarih boyunca kimlerin ve kimlerin gözlerine komşu olmuştu. Göze mi gelmişti ne, […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
1 views 6 mins 0

Alacakaranlığın Çığlığı

30.01.2004 BİR SESSİZLİĞİN, bir kendine dönüşün, kendine yönelişin, sessiz çığlıkların zamanı ve adıdır alacakaranlık. Anlatacakları vardır düşünenlere, dertlenenlere, ızdırabı katık edenlere. Alacakaranlık yolcuları, bir türküden yola koyularak konuşurlar, bir yalnızlık panayırından sehere bakarak, içlerine ve gökyüzüne doğru: Ben bakımsız bir bahçe olmak istemiyorum. Ben ışıkların cıvıl cıvıl kıpırdadığı nadide baharlarda yaşamayı düşlüyorum hep. Şu meşaleler, […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
1 views 4 mins 0

Evlilikte Yıllar

30.01.2004 BİR BAHAR dağına gidip tek tek toplamaya başlar çiçekleri seher vaktinde bir gönül. Elinden gelse, baharın tüm çiçeklerini sevgi maveralarının ördüğü çelenge dönüştürüp o gün evine döndüğünde sunacaktır ona. Bir kelime yağmuruna gidip her bir yağmur tanesine varıp, meleklerle omuz omuza verip en güzel rahmet demetini akşam üzeri eve vardığında sunacaktır ona. Yıldızlara uçup, […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
2 views 6 mins 0

Felsefe Ölümleri

30.01.2004 BENİM SEVDASINA kaptırmıştı bir kez kendisini, vahiyle mübarezede karar kılmıştı. Bir cemre gibi düşmek istiyordu ruhlara. Seyyidinden kaçmış bir köleye benzediğini kabullenmiyordu. Bir mutluluğun, bir özgürlüğün dalına konmayı arzulamıştı. Dağ gibi ehramları istemişti kimi zaman; bazen kutsalsız bir özgürlüğü, tevekküle sataşmayı. Bir manken gibi giyinmeyi, kıskandırmak için başka fikirleri. Sahiplenmeye kalkıştı güneşi, ayı, adaları, […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
2 views 6 mins 0

Gülü Bir Gün: İntihar

30.01.2004 CİDDÎ BUHRANLARI taşıyan sürekli karanlıklarda sözcüklerin kalelerine sığınacak cesareti yitiren; sevginin, şefkatin, nefretin ve öfkenin yolunu şaşırtarak bu duyguları içindeki yangına döken bir ruhun korkunç meydanlardaki çaresizliğidir intihar. Ceza korkusu ya da yanlış korkuların cezası; bütün bunlar kâinat manzaralarının hayat anlamını uçurmuştur. Müntehirin verecek cevabı yoktur. Ömer Hayyam’ın, Ebu’l-A’lâ el-Maarrî’nin feryatları, Werther’in inleyişleri de […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
1 views 7 mins 0

Tel Örgü

10.05.2004 KENDİ HALİNDE BİR KÜRSÜ, bir esindir tel örgü. İnsanlık âleminde haklı veya haksız bir sembol. Kendi esrarının derûnunda anıtlar diker. Bir elmas parçası yoğurur uzaklardan. Bir okyanus bestesi. Kimi zaman bir Yusuf sesi, kimi zaman bir ses üşümesi. Bir vadidir, uzanır kandillerden kandillere. Süreyya’ya çağırır tutsaklığı. Acılar çıkar yoluna, anılar. Ezberden okur dersini nazlı […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
3 views 12 mins 0

Yankı, Çatışma ve Güzeleylem

30.01.2004 KÂİNATA KONUK olarak gönderilen insana kâinattaki yerinin güzel olması gerektiği bildirilmiştir. Vahiy, insandaki hamlığı, kabalığı, vicdansızlığı, korkuyu, riyayı, hayvanîliği güzele dönüştürme niteliği taşımaktadır. Ancak insandaki güzele dönüşme olgusu, vahye kulak veren insanın gösterdiği çabayla orantılıdır. Bir kabirde açılmış bir delik gören İslâm Peygamberi (a.s.m.), buranın kapatılmasını emreder. Kendisine sorarlar: “Bunu yapmanın kabirdekine bir yararı […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
1 views 2 mins 0

Seni Arıyor Çocuklar

10.05.2004 ONLARIN NARİN ELLERİ, YUMUŞACIK SAÇLARI, sıcak yüzleri, en çok seni arıyor şimdi, seni bekliyor. Kendilerini azarlayan, kendilerine bağıran büyüklerden ürktüler; senin merhametinin peşine düştü gönülleri. Sığınmak istiyorlar kanatlarının altına. Saçları okşanmak içindir o melek yüzlülerin. Yüzleri öpülmek. Bıkıp usandılar adaletsizliklerden. Seni arıyorlar hasretle. Zengin ve yoksul, küçük ve büyük, bakımlı ve bakımsız, uzak ve […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
2 views 4 mins 0

Aşk ve Yolculuk

12.11.2003 KÂİNATIN BİNBİR köşesine binler ihtiyaç ile bağlanan insan, binbir esma ile yaradılışı gereği ilgilidir. Mahiyeti yücedir insanın, fıtratı câmia. Özlemle, sevgiyle, aşkla donanmıştır ruhu. Şiddetli ihtiyaç, özlemdir, şevklenmedir. Şiddetli özlem ve şevklenme ise sevgidir. Şiddetli sevgi, aşktır. Aşkın çekirdeği, insan ruhunun derinliklerinde gizlenmiş, oraya ustaca yerleştirilmiştir. Kâinattaki binbir güzellik, aşkın çekirdeğini filizlendirmek, çiçeklendirmek, meyvelendirmek […]

Söyleşiler
Mart 04, 2025
14 views 13 mins 0

SÖYLEŞİ: “Hikmetin duvağını açan bir söylem arıyorum”

13.07.2004 Konuşan: Muhammed Alpkent Denemelerinizde çok lâtif ve ahenkli bir dil var. Bunun özel bir ateşleyicisi var mı? Meselâ özel seçtiğiniz zamanlar, özel seçtiğiniz yer gibi… —İltifatınız için teşekkür ederim. Bir denemenin ortaya çıkışı özel bir zaman ve yerden ziyade bir kelimeye, çağrışıma, manzaraya, habere, hüzne, burukluğa dayanıyor. Güzeleylem kitabımızda “Terk Edilmiş Evler” adlı bir […]