Home > Articles posted by Abdullah Taha Orhan
Yazarlar
Mart 01, 2025
7 views 4 mins 0

Rabbiyle konuşmayan kendisiyle konuşur

11.11.2009 BİLMEM SİZİN de dikkatinizi çekti mi, son zamanlarda İstanbul’un muhtelif yerlerinde, çok çeşitli insan sınıfları arasında kendi kendine konuşan insanları görüyorum hayret ve tedirginlikle. Evet, kimi zaman doğrudan–af buyurun–“deli” tabir edilen oluyor bunlar. Fakat bana ilginç gelen, son zamanlarda bunların dışında, kendi kendine konuşan bir insan sınıfının türemiş olması. Çoğu zaman acaba ben mi […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
2 views 8 mins 0

UMRE NOTLARI-1 Hervele

30.10.2008 ASLINDA BU yazının başlığı “İşler, Yaşlar” olacaktı; hayatın farklı evrelerinde, özellikle gençlik ve ihtiyarlık diye kabaca ayırabileceğimiz iki ana evresinde farklı işlere yoğunlaşılması gereğine ve ihtiyarlık evresinde yapılabilecek işlerin, görülebilecek hizmetlerin ancak ve ancak gençlik evresinde yapılacak hazırlıklarla mümkün olabileceğini anlatan bir yazı olacaktı. Aylardır bekleyen bir dosyaydı bu; yoldaşım, bilgisayarım Muzaffer’in zihninde. Umre, […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 9 mins 0

Lafız ve anlam

21.04.2009 NE ZAMAN Risale-i Nur’un diline dair bir tartışma açılsa nedense söz dönüp dolaşıp sonunda sadeleştirme meselesine gelir. Ve tartışma o noktada kilitlenir, çünkü kritik bir ayrım vardır bu noktada. Kur’an’ı yorumlamada karşılaşılan gelenekçi-modernist ayrımı gibi, ya sadeleştirme taraftarısınızdır ki bu birçok çevreden dışlanmanızı gerektirecek ciddi bir problem olarak telakki edilecektir, ya da sadeleştirme karşıtı, […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
2 views 3 mins 0

Selam

09.08.2008 “SELAM”A BUNCA ehemmiyet verilmesinin hikmetlerinden bir hikmetini hissettim geçen günlerde. Bir arkadaşımla birlikte yürürken, karşıdan, pek konuşmadığımız ama ikimizin de birbirimizi tanıdığımız biri geliyordu. Nefsim o anda, o karşıdan gelen arkadaşla ilgili lüzumsuz, zararlı, hatta belki gıybet sayılabilecek şeyler söylemeyi geçirdi yanımdaki arkadaşa. Fakat birden ne olduysa–belki de içimdeki diğer ses, vicdan–selamlaşmamı söyledi o […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
2 views 4 mins 0

Ağlamak

06.06.2008 BUGÜNLERDE DEĞİŞİK vesilelerle aklıma takılan mevzulardan birini sizinle paylaşmak istedim: ağlamak. Sürekli sorgulamamız ve Kur’an ve sünnet-i seniyye süzgecinden geçirmemiz gereken “gelenek”imizin bir boyutunu da ataerkillik oluşturuyor. Bunun neticesinde de erkeğin gayr-ı fıtri bir biçimde kendini “güç”lendirmesi için, gayr-ı fıtri amellerle iğreti fiiller de beraberinde geliyor. Erkeğin kadın karşısında daha güçlü, sanki insanüstü bir […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 3 mins 0

Esmâ ve saadet

22.03.2008 BAZI LATİFELERİ vardır ki insanın, bir defa öldü mü bir daha dirilmez. Öyle perdeleri vardır ki hayânın, bir defa yırtıldı mı bir daha dikilmez. Ahirzamanda bu perdelerin çoğu yırtılmış; ve biz varlığından haberdar olmadığımız için yokluğunu dahi anlayamıyoruz, mahrumiyetimizin dahi farkında değiliz. Hani denir ya, “günümüz insanı çok az kelimeyle konuşuyor eskiden böyle değildi” […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 7 mins 0

Seçilmişlik

07.09.2009 Seçilmişlik çoğu zaman kafamı karıştıran bir kavram olmuştur. Yumurta-tavuk hikâyesi gibi, acaba hangisi önce gelir diye sormuşumdur kendime; seçilmek mi, seçilmeyi netice verecek iman-ihlâs-ihsan mertebelerine ulaşmak mı? Yoksa seçilmiş olmak için hiçbir sebebe ihtiyaç yok mudur? Her şeyi ilm-i ezelisiyle bilip muhkem bir kader ile takdir eden Kadir-i Âlim, hiçbir sebebe ihtiyaç duymadan mı […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
4 views 4 mins 0

İsm–i Âzam

22.04.2008 BUGÜNLERDE İSM-İ Âzamı düşünürken, çoğu evliyâ ve asfiyânın kendilerince bir ism-i Âzam tanıdıkları; meselâ Hazret-i Ali’nin [r.a] başka bir ismi, Şâh-ı Geylânî’nin [k.s] başka bir ism-i ilâhîyi, müceddid-i elf-i sâni İmâm-ı Rabbânî’nin [k.s] yine başka bir ismi, ism-i Âzam ittihaz ettikleri hatırıma geldi. Ayrıca Bediüzzaman’ın Esmâ-i Sitte Risalesi’nde [30. Lem’a] Hayy ve Kayyûm ism-i […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
4 views 10 mins 0

Mü’minler kardeştir, ölünce de…

21.07.2013 ŞU DÜNYA hayatı her şeyin zıddıyla kâim olduğu, hakla batılın, imanla küfrün, baki olanla fani olanın ve hayatla ölümün iç içe olduğu bir durak insan için, ebedi hayat yolculuğunda. İşte bu yüzden insan bazen daralıyor, sıkılıyor, yolculuğun ağır yüküne bir de bu denklemler eklenince rabbine bu yükü tek başına kaldıramayacağını, aczini itiraf ve ilan […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 5 mins 0

İttihad-ı İslam mümkün, hükümetlere rağmen…

07.10.2013 HEM ÇOK yakın, hem de çok uzak olan bir ülke bize İran. Birkaç ay önce eşimin tez araştırmaları için yolumuz düştü bu “yakın” ülkeye. Çok şükür yakınlığının, uzaklığından daha çok olduğu intibalarıyla geri döndük. Birkaç yazı boyunca İran izlenimlerimizi sizlerle paylaşmak arzusundayım. Öncelikle şunu ifâde etmem lazım ki, ittihad-ı İslamı içtimai anlamda hayatının merkezine […]