4 views 6 mins 0 yorumlar

Okuma programlarına hiç katıldınız mı?

İçinde Yazarlar
Mart 01, 2025

21.02.2008

BİZ HEMEN hemen beş yıldır yetişkinler için okuma programları düzenliyor, oralarda nefes alıyoruz. Yazları on beş gün, kışları bir haftalık çekap programı bize hayat veriyor. Bazen baharda da 3-5 günlük bir seansa da katılma ihtiyacı hissederek kendimizi o rehabilitasyon zeminine atıyoruz.

İnsan yılların birikimiyle eziliyor. Sığınacak fıtrî limanlar, istinad edecek manalar arıyor. Bazen de sıhhat ve afiyetin, maddi imkânların verdiği sun’i güçlerle kendinde bir şeyler vehmediyor. Bu durumlarda da kendi aczini iyice kavramak istiyor. Eskilerin mağaralarda veya çilehanelerde yakalamaya çalıştıkları manaları yakalamak, kendinizi doyasıya dinlemek, kalp ve ruhunuzun ihtiyaç hissettiği pek çok şeyi bu son asırlara ait farklı tecrit ortamında arama imkânına kavuşuyorsunuz.

Umumi sohbetlerde daha disiplinli bir hava var. Seviyeleri çok farklı insanlar içerisinde detaylara girmek uygun olmuyor. Daha yakın formattaki arkadaşlarınızla iyi bir ufuk turu, ruh ve kalbinizi gıdalandırıyor. Hatta farklı letaiflerinize ait depolarınız uzun süre ihtiyacınıza hitap edecek tarzda lebalep doluyor.

Bir arkadaşınız, daha önce defalarca okuduğunuz metinden öyle manalar ortaya koyuyor ki hayret içerisinde kalıyorsunuz. Hatta o parçanın, bulunduğu kitaba konması ile ilgili değerlendirmeyi dinleyince gerçekten cehlinize siz de şaşıyorsunuz. Bediüzzaman Hazretlerinin İ.İcaz’daki usulüyle, bu parçanın, mâkabliyle irtibatını biraz utanarak anlıyorsunuz.

Bir başka arkadaşınızın safi ve halis okuyuşu sizi tahmin edemeyeceğiniz kadar yakıyor. Nasıl olurda bu kadar tesir eder, bir türlü tam anlayamıyor, fakat ruhunuzda bir şeyler değiştiğini tam tamına idrak ediyorsunuz.

Yeni ve kesin kararlar alıyorsunuz. Şunu, şunu daha dikkatlice okuyacağım diyor; şuraları daha iyice tetkik etmeliyiz, şuraları da mütalaalı derse taşıyalım, muhakkak daha iyi anlamalıyız diye feryat ediyorsunuz.

Namaz ve tesbihatlarınızda değişiklik uzun süre devam ediyor. Mesai tanziminiz muhakkak iyiye doğru değişiyor. Farkı hizmet gruplarındaki arkadaşlarınıza karşı kalbinizde daha olumlu manalar gelişiyor ve bunlar kalıcı bir hal alıyor.

Sanki beyniniz yıkanıyor. Arkadaşlarınızla beraber olarak 24 saat boyunca 7 gün beraber olmanızda iyi hasletlerin yansıması mı oluyor ne. Bu kısa sürede kendinize neler oldu, inanın anlayamıyorsunuz.

Günde üç seminer. Sizi ayrı ufuklara taşıyan sunumlar, okuyuşlar, anlatımlar. Hür bir zemin, siz de katılıyor; eklemeler, itirazlar yapabiliyorsunuz, Belki de bu sebeple dikkatiniz hiç eksilmiyor. Hep uyanık ve müteyakkız bir halde oluyorsunuz. Sadece geceleri ayağınızı uzatınca manevi dopingin tesiri sona eriyor olacak ki kısa sürede nevm alemine giriveriyorsunuz. Huzurlu rüyalar, derin ve dinlendirici bir uykudan sonra, önce basit ama çok lezzetli bir kahvaltıya, arkasından da büyük bir şevk ve heyecanla sohbet salonuna koşuyorsunuz.

Yemekler, çaylar ve tepsi arkasına vurulan ellerin ritmiyle söylenen ilahiler bile çok farklı. İnanın bu zemine bir defa gelseniz, bir daha ayrılmamaya karar vereceğinize garanti verebilirim. Sanki bir manevi rehabilitasyon merkezi gibi müptela olacak, hep arayacaksınız.

Düzenleyen, organize edenlerin işleri oldukça zor. Bu faaliyet emek ve çileyle dolu. Çok farklı mizaçlarla yürütülen faaliyeti idare etmek elbette öyle kolay değil. Çok cüz’i bir katılımla masrafları karşılıyorsunuz. Organizatörümüz eksiği nasıl ve kimlerle tamamlıyor bilemem ama Allah’ın yardım ettiği muhakkak.

Lüks yok ama çok lükslerden daha da kaliteli bir ortamda olduğunuzu düşünüyorsunuz. Öyle görüyorsunuz. Hakkal yakîn öyle algılıyorsunuz. Muhabbetin gözü kör oluyor, ondan mıdır nedir bilemem ama farklı bir saadeti bütün boyutlarıyla hissediyorsunuz.

İtirazlar, katılıma müsaade etmeyen mizaçlar, maksadını aşan kelimeler zaman içinde eriyip yok oluyor. Müşterek yaşayışı öğreniyorsunuz. Hele diz çökmenin lezzetini büyük şehirlerden gelen arkadaşlarınızdan duyunca önce anlamıyor, anlayamıyor fakat sonra bu büyük kaza, küçük vilayet gibi şehirde kalbinize karşı çok kalpler, çok zeminler bulunduğunu ve bunun ne kadar kıymetli bir şey olduğunu bazı arkadaşlarınızın feryadından anlıyor, kavrıyorsunuz. Her gün pek çok arkadaşınızla beraber olma, olabilme, tartışabilme, dertleşebilme; kendinizi samimi kardeşlerinizin gözünden görebilme, kusurlarınızı fazla kırılmadan, üzülmeden düzeltebilme ve yardımlaşma nimetini biraz daha algılıyor, için için bu harika dünyanız için çok seviniyorsunuz.

Bu programda işlenen konulara gelince:

© 2021 karakalem.net, Halil Köprücüoğlu

Yazar

  • Halil Köprücüoğlu kitapları, eserleri, Halil Köprücüoğlu kimdir, öz geçmişi, Halil Köprücüoğlu nereli, kitap incelemeleri ile yorumları, Halil Köprücüoğlu sözleri ve alıntıları...

    Diğer Yazılar
......