Home > Articles posted by Mona İslam
Yazarlar
Şubat 28, 2025
2 views 7 mins 0

Sevgilinin müjdesi

31.03.2008 MÜJDE, YİNE bahar gelmiş. Bayırlarda, tırmanmaya güç yetiremeyeceğimiz tepelerde, sarp kayalık dediğimiz yerlerde, her yerde sarı ve beyaz papatyalar var. Gel de ağzın kulaklarına varacak kadar gülümseme. Gel de güzel gamzelerini kimselere gösterme. Gel de kaşlarını çat, ne mümkün. Bugün yeryüzü bir taze gelin gibi süslü, kokularına bürünmüş, kendisini sevgilinin nazarına arzediyor. Ve sevgili […]

Yazarlar
Şubat 28, 2025
1 views 7 mins 0

Şeytan Prada giyer

09.05.2008 MAVİ KAZAĞINIZI, rahat pilili eteğinizi, eşofmanlarınızı, tüm gün ayağınızı bir patik gibi saran yuvarlak burunlu rahat ayakkabılarınızı, arkadaşlarınızı, sevdiğiniz adamı, onun özenerek size hazırladığı peynirli sandviçleri, akşamları dost sohbetleriyle şenlenen şirin sıcak evinizi değiştirmeye ne dersiniz? Durun canım, hemen sinirlenmeyin, münasebetsizlik edip etmediğime size ne vaad ettiğime bakarak karar verin. Türkiye’de “Şeytan Marka Giyer” […]

Yazarlar
Şubat 28, 2025
8 views 7 mins 0

Umutsuzca Susan’ı arıyorum

19.03.2008 BİR ZAMANLAR seyrettiğim bir filmdi Umutsuzca Susan’ı Arıyorum. O yıllarda da çok etkilenmiştim filmden. Öykü özetle şöyleydi: Bir aile görürüz. Evinden işine, işinden evine bir adam, lüks bir araba, şu bildik garajlı ahşap Amerikan evlerinden biri ve yemek yapan bir kadın; Susan… Susan mutsuzdur. Kendisini çok seven kocası, güzel evi, arabası arkadaşları onu bunaltmaktadır. […]

Yazarlar
Şubat 28, 2025
1 views 10 mins 0

Rüyalar

20.04.2008 “LEKELİ CAM gündüzü alacakaranlığa çeviriyor ve birileri hiç sönmeyen bir lamba bağışlamalı ki, gece hiçbir zaman kapkaranlık olmasın” der Goethe. O hiç sönmeyen lamba rüyalardır. Ne yaparsak yapalım, kendimizi daima görürken tasavvur ederiz. İsm-i Basir üzerimizde kesintisiz yansır. Gündüzün aydınlığında gördüğümüz gibi, ay ışığında, yıldızların kıpırtısında, hatta gecenin en karanlık kuytusunda, yorganın altında gözlerimizi […]

Yazarlar
Şubat 28, 2025
2 views 15 mins 0

“Sizin hiç babanız öldü mü?”

22.05.2008 BEN MEKTUP yazmayı çok severim. Artık mektup yazılacak insanlar da kalmadı ya hayatımda. Yine de duygularını bir insan için, sırf onun için kağıda dökmek, onun için özel bir kağıt ve zarf seçmek, postaneye kadar yürüyüp, o bu zahmete değer diyerek postalamanın, sevgiyi anlatmanın çok değerli bir yolu olduğunu düşündüm hep. Sarılmaktan, öpmekten daha latif […]

Yazarlar
Şubat 28, 2025
1 views 10 mins 0

Bir böcekleşme serüveni

19.05.2008 “ALLAH İNSANI ahsen-i takvimde yarattı, sonra o esfel-i safiline düştü.” İnsanın yaratılışı mükemmeldir. Duyguları, aklı, ruhu, bedeni ile o kainatın bir özetidir. Kainatta var olan her şey, insanın bünyesinde mevcuttur. Ayrıca insan, kainatın varoluşunu tamamlayan bir unsurdur. Yaratılmış herşey onun anlamlandırmasıyla değer kazanır. Anlamını bulamazsa hiçliğe yuvarlanır. Bir şey ne kadar mükemmelse onun tahrip […]

Yazarlar
Şubat 28, 2025
2 views 9 mins 0

Hayatla ölüm arasında bir çizgi: Nil

04.05.2008 UZAKLARA GİTMEK ölmek gibidir. Bulunduğum şehirden çıkıp başka şehirlere, dilini bilmediğim başka coğrafyalara gitmek bana her zaman ölmüşüm hissi verir. Yaşam koşulları içerisinde olmazsa olmaz zannettiğiniz şeyler burada anlamsızlaşır. Yatağınızdan başka yerde uyuyamayan huysuz nefsiniz burada homurdanmaktan vazgeçer. Anlarsınız; üzerinize giydiğiniz kıyafet örtme ve ısıtma işlevi görüyormuş, sizin kimliğinizin, imajınızın bir göstergesi değilmiş. Adını […]

Yazarlar
Şubat 28, 2025
1 views 8 mins 0

Büyük cihad

16.05.2008 EFENDİMİZ(SAV)’İN SAVAŞTAN dönerken mü’minlere “Küçük cihad bitti şimdi büyük cihada gidiyoruz” dediğini, insanın nefsiyle yaptığı cihadı “Büyük cihad” olarak adlandırdığını hepimiz biliriz. Küçük cihad ara sıra olmakla beraber, büyük cihad içimizde süreklidir. Hiç uyumaz, pes etmez, yorgun düşmez bir şeytanla ve onun oynattığı vesvese sinema kulübünün baş seyircisi, en önce bilet kapanı, en önde […]

Yazarlar
Şubat 28, 2025
1 views 5 mins 0

Bizi ayıran nehir

12.05.2008 BİZİ AYIRAN Nehir bir Robert Redford filmi. Redford’a en iyi görüntü yönetmeni Oscar’ını kazandırdığı gibi, bize Hıristiyan ruhuna dair ipuçları da veriyor. Montana dağları İncil’le kucaklanmış ve öykü yine kutsal bir metaforla, baba-oğul ilişkisiyle anlatılmış. Peder Macneal hem bir Presipiteryen papazı, hem de bir alabalık avcısıdır. Ona göre din ile alabalık avlama arasında kesin […]

Yazarlar
Şubat 28, 2025
3 views 6 mins 0

Anneler, dikkat!

10.05.2008 BEN BİR anneyim. Gördüğünüz, bildiğiniz annelerden biriyim. Kızımla kendimi ayırt etmem epey zaman aldı. Bunda etkili olan tıpkı bana benzemesi değildi, onu uzun zaman karnımda, sonra da kucağımda her yere birlikte götürmem de değildi. Bir gün kızım bana “Anne ben Beşiktaşlı olacağım bundan sonra” dedi. Ve ben büyük bir şaşkınlıkla farkettim ki o ben […]