28.12.2008
İNSAN kolay kanıp zor inanan bir mahluktur.
Âdemoğlundaki bu zaaf,
Başta iblisin içimizde cirit atmasına yol açar.
Onun yerli işbirlikçisi olan nefsimizin de,
Bu onaya izin vermesiyle birlikte,
Maliyeti korkunç olan bir zarara düşme tehlikesi belirir.
Şayet âlemlerin Rabbi (c.c)’nin merhameti imdadımıza yetişmese,
Olanlar çoktan olup bitivermiştir. [1]
Sonlu bir vücuttan sonsuz olana geçme talebi,
Bunun insana yüklediği sınanma yükümlülüğünü,
Ve sebeplerle sonuçlar arasındaki kapanması imkansız boşluğu,
Getirip önümüze koymuştur..
İstemek özel bir yetenektir.
Maddiyatla / maddî âlemle sarmalanınca netice verir.
İnsan, ruhu kadar yüce yaratılmakla birlikte,
Bu nedenle maddî bir bedenle kuşatılmıştır.
Esasen ‘isteyin vereyim’ fermanının yansımasıdır bu. [2]
Yücelerin yücesine ulaşabilmesi adına..
İnsana ‘istemek’ ayrıcalığı verilmiştir;
Ve o bu silahı nasıl kullanırsa,
Öylece akıbeti şekillenmeye başlayacaktır.. [3]
İstemek bizi ister istemez Esma-i Hüsna’ya muhatap eder.
Bir paratonerin, üzerine yıldırımı çektiği gibi,
Işınsal bir cazibe / çekim meydana getirir.
Rabbe ne kadar muhatap olabilirsek,
O kadar bekâdan yana nasibimiz de artar.
Öyleyse her ne istersek isteyelim,
Gerçekten isteyince o bizim olacak demektir..
© 2021 karakalem.net, Aykut Tanrıkulu