2 views 3 mins 0 yorumlar

“Annemi nasıl öldürebilirim?!”

İçinde Yazarlar
Mart 01, 2025

01.06.2008

BİR GENÇ internette anket düzenliyor.
İnsanlara ‘annemi nasıl öldüreyim?’ diye soruyor.
Sonra da sebebi vücudu olan annesini,
Bilmem kaç parçaya ayırıp poşetlere koyuyor..
Cennet ayakları altında olan annelik makamı,
Fantezi cinayetlerle maalesef ayaklar altına alınıyor.
Hem de evlatları tarafından..

İyi kimseler,
Îmânlarında sâdık (doğru) olanlar,
Allah’ın yasak kıldığı şeylerden sakınanlar,
O’nun (c.c) emirlerine uyan ve bozuk inanışlardan,
Kötü ahlâktan ve çirkin işlerden uzak duranlar,
‘Ebrâr’ olarak nitelenirler. [1]
Resulullah (s.a.v):
‘Allahü Teâlâ (c.c) ebrâra,
Anne – babalarına ve çocuklarına,
İyilik yapmaları sebebiyle bu ismi verdi..’ buyurmuştur. [2]
Bütün kutsal metinlerde,
Anne – babanın hakkı ancak iyiliktir.. [3]

Bir insan tasarlayarak annesini niye öldürür?
Hadi ilahi dinlerin emir ve yasaklarını bir tarafa bırakalım,
Tabiatta anasını öldüren bir canlı var mıdır?!.
Hangi hayvan kendisini dünyaya getiren cana kıyar!.
Zalim insanoğlundan başka kim bu işi yapabilir..
İnsanın içini burkan asıl olay,
Bunun bir İslam ülkesinde cereyan etmesidir.
Hani, anne ve babalarımıza ‘off’ bile demeyecektik, [4]
Onlara iyi davranacaktık. [5]
Bizi dokuz ay karnında taşıyarak,
Sıkıntı ve ölüm riskini göze alan bir varlığa,
Verilecek karşılık bu mudur? [6]

Anne – baba katili veya maktulü olmak istemiyorsak,
Şu ifadeleri ciddiye almak zorundayız:
‘İşte bu asırda,
İslâm ve Türk gençleri,
Kahramanâne (kahramanca) davranıp,
İki cihetten (yönden) hücum eden bu tehlikeye karşı,
Risâle-i Nur’un Meyve ve Gençlik Rehberi gibi keskin kılıçlarıyla
Mukabele etmeleri (karşılık vermeleri) elzemdir (şarttır).
Yoksa o bîçare (çaresiz) genç,
Hem dünya istikbâlini (geleceğini),
Hem mesud hayatını,
Hem âhiretteki saadetini (mutluluğunu)
Ve hayat-ı bâkiyesini (sonsuz hayatını) azablara (büyük sıkıntılara),
Elemlere (acılara) çevirip mahveder.
Ve sû-i istimâl (kötüye kullanma ile)
Ve sefâhetle (rezilliklerle) hastahânelere
Ve hayatın taşkınlıkları ile hapishânelere düşer.
Eyvahlar, esefler ile ihtiyarlığında çok ağlayacak..
Eğer terbiye-i Kur’âniye (Kuran’ın tarif ettiği ve önerdiği terbiye)
Ve Nurun hakikatleriyle kendini muhâfaza eylese (korusa),
Tam bir kahraman genç ve mükemmel bir insan
Ve mesud (mutlu) bir Müslüman ve sâir zîhayatlara (diğer canlılara),
Hayvanlara bir nevi sultan olur..’ [7]

© 2021 karakalem.net, Aykut Tanrıkulu

Yazar

  • 1967 yılında Antalya’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Antalya’da tamamladı. 1984 yılında İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi’ne girdi. Mezun olduktan sonra hekimlik görevine başladı. Halen Antalya’da Dr. Faik Doğrusöyler Verem Savaş Dispanseri’nde verem hekimi olarak, başhekimlik görevinde bulunmaktadır.

    Diğer Yazılar
......