2 views 4 mins 0 yorumlar

Aslolan Esmadır

İçinde Yazarlar
Mart 01, 2025

29.05.2009

BİR GÜN Manisa Sultan Camisi’nin avlusunda dünyevi anlamda yüksek rütbetli olmayan, lakin bu asırda Kur’an ile bağlantımızı yeniden yeniye kuran Risale-i Nur tefsir külliyatını azami seviyede anlamaya çaba gösteren bir şahs-ı muhteremin dilinden şu cümle döküldü: “Esmadan payın ne?” Bu soru esasen kimliğimizi hakiki anlamda belirleyen bir soruydu. Rabbini bilmeye uzanan kendini bilmenin ölçüsü, Allah’ın isimlerinden payidar olmaktan geçiyordu. Her şeyin hakiki hakikatı esmay-ı hüsna iken esmaya yaklaşımımız da bilgi seviyesinde, arapça bir kelimenin türkçesini öğrenmek gibi naif olabiliyor. Nuranî (maddi degil) oluş itibariyle kalp aynamızda tecelli edebilen isimler nispetinde istidatlarımız kabiliyetlere dönüşüyor ve marifet yolunda yine o nispette mesafe kat edebiliyoruz. Topluluklarda Celalî, bireylerde Cemalî olan tecelliler. Hakikatın bütününü ve en ince detaylarnı görmede farklı farklı yönlerden ulaşan ışıklar adeta esma. Birden(Allah Vahid’dir) çıkan ve birbiri içinde görünebilen(kalp ile – Allah Ehad’dir) keyfiyettedir esma.

Sayın Metin Karabaşoğlu’nun Mart ayı içinde kaleme aldığı Esma, Hüsnadır kısa ve öz yazısında değindiği doğru, iyi, güzel üçlemesinin esmai hakikalerini düşündüğmüzde hakiki anlamda iyi olanın güzel ve doğru, doğru olanın iyi ve güzel, güzel olanın doğru ve iyi olması kaçınılmazdır. Allah’ın isimleri nuranîdir, sayısızdır ve tecellileri hudutsuzdur. Tecelli ettiği mazharların(insan, hayvan, cansızlar vs.) kabiliyetleri tecellileri kısıtlamaktadır. İsimlerin iç içeliğini(Ehadiyeti düşündürür bana) ve geçişliliğini(nuraniyet aklıma gelir), hudutsuzlugunu(mutlaklık) anlama noktasında, Prof. Dr. Yunus Çengel’in sorulan bir soruya verdiği cevabı soruyla birlikte aktarmak istiyorum:

Kainatla muhatap olan insan, kevni ayetler ile Yaratıcısını tanımaya çalışırken esmai hakikatleri sebeplere verebilme gafına düşebileceği gibi bir ismi idrak edip o isimden diğer bir isme geçememe gafletinde de bulunabilir. Kadîr ve Hâlık isimlerinin eserlerini görüp(yağmur, protein, maymun) Alîm ismini görmezse yağmuru buluta, proteini DNA’ya, maymun’u da genel anlamda tabiata verebilir (1). Fizik, kimya, biyoloji ve mühendislik bilimlerindeki doğa kanunları, doğal elementler, doğal seleksyonlar, doğal tasarımlar gibi ifadeler, farklı seviyelerde olmak üzere aynı gafletin neticesidir. Maddeyi ve maddi etkileşimleri anlamada yani farkında olunmasa da Allah’ın Kadir ismini anlamada zirveye koşan bilim en azından Alîm ismini bile keşfedemeyişiyle gelen bir gaflet içindedir. Hal böyle iken tabiat kelimesi de (kullanıldığı yere ve niyete göre anlamı değişir kaydını düşerek) tabiî karşılanır olmuş.

İlim ve dua ile tekemmül etmek için dünyaya gönderildiğimiz hakikati, ilimlerin babası olan marifetullahın(Allah’ı isimleriyle tanımak) kemalimiz için merkeziyetini bize bildiriyor. Kendime soruyorum, esmadan payım ne? Kur’an’a dikkat kesiliyorum:

“En güzel isimler Allah’ındır, o halde bu isimlerle O’na dua edin. O’nun isimleri konusunda haktan sapanları terkedin. Onlar işlediklerinin cezasını çekeceklerdir. (2) ”

© 2021 karakalem.net, Harun Pirim

Yazar

  • Harun Pirim kitapları, eserleri, Harun Pirim kimdir, öz geçmişi, Harun Pirim nereli, kitap incelemeleri ile yorumları, Harun Pirim sözleri ve alıntıları...

    Diğer Yazılar
......