4 views 5 mins 0 yorumlar

Allah-insan ilişkisi bağlamında ‘şer’ problemi

İçinde Yazarlar
Mart 01, 2025

20.01.2014

BİR ÖNCEKİ yazımızda insanın yaratılışı ve Allah-insan ilişkisinden bahsetmiştik. Bu iki meseleyle bağlantılı olan bir diğer mesele de ‘kötülük problemi/sorunu’ olarak adlandırılandır. Kökü eski Yunan’a değin uzanan bu mesele kısaca şöyle özetlenebilir: mutlak iyilik ve güzellik olan Tanrı nasıl olur da yeryüzünde kötülüğün varlığına izin verir? Burada problemin detaylarına girmek istemiyoruz. Dileyen ayrıntılı bilgi için Hume, Drapper, Mackie gibi isimlere başvurabilir. Amacımız, bir önceki yazıda yer alan tespitlere yenilerini ekleyip bu probleme verilen cevaplara dair naçizane bir açıklık kazandırmaktır.

Hatırlanacağı üzere meleklerin insanın yaratılışına karşı sunduğu çekince tam da budur: yeryüzünde kötülük çıkaracak bir varlığın ortaya çıkması. Nitekim daha önce adı geçen Jeffrey Lang da tam bu nedenden Kur’an’ın özellikle yaratılışa dair ayetlerine odaklanmıştır. Çünkü kendisi bizatihi kötü bir aile ortamında yetişmiş ve çevresinde de birçok kötülüğe şahit olmuştur. Günümüzde de ‘kötülük problemi’ odaklı nice din eleştirisine şahit olmak mümkündür. Peki, bu probleme karşı şimdiye değin ne gibi açıklamalar yapılmıştır?

Sonsuz iyi ve güzel olan yaratıcı ile yeryüzünde kötülük olarak addedilen şeylerin bir aradalığına cevap getirmeye çalışan din felsefesi dalına teodise denmektedir. Teodise alanında bugüne değin getirilen açıklamalar şu iki ana başlık altında incelenebilir:

Şer izâfî ve ademîdir

İnsan melek değil, çünkü…

Tabi ki insan da melek gibi yaratılabilirdi. Allah’ın gücü tabi ki buna yeterdi. Fakat o bunu dilemedi. Çünkü insan idraki, ilmi ve iradesiyle Allah’ı isimleri üzere en iyi yansıtabilecek varlıktır. Sevgi, merhamet, adalet gibi olguların aslı, bunların yokluğunda ortaya çıkabilecek şeyleri yani kötülükleri idrak edip, bilip hatta tecrübe edip yine de bunları gerçekleştirmekle ortaya çıkabilir ancak. İşte bu yüzden insan kötülük nedir, acı çekme nedir bilmelidir. Özgür irade savunmasının detayları için Stump, Swinburne, Plantinga gibi isimlere bakılabilir. Fakat özgür irade açıklamasının da kendi içinde farklı yorumlar barındırdığı bilinmelidir. Düalizm, zuhur etme ya da kuantum teorisi ile delil gösterme gibi. Bunlara dair detaylı bilgiler Caner Taslaman’ın Kuantum Teorisi Felsefe ve Tanrı isimli kitabından edinilebilir. Yaratıcının bilgisi ve iradesinin insanın özgür iradesiyle olan ilişkisi ise ayrı bir yazı gerektirmektedir.

Doğal ve ahlakî kötülük olarak adlandırılan kötülüklerin varlığına dair açıklamalar yukarıda sayılan iki grupla sınırlı değildir. Örneğin Hick, insanın ilerlemesi için kötülüklerin ve acının var olup bunlarla mücadele edilmesi gerektiğini savunur. Fakat görüşü, evrim teorisi ve insanın eksik yaratıldığından hareketle olduğu için İslamî anlayışa ters düşmektedir. Hick’in açıklamasının İslamî zeminde karşılığı şu olabilir; insan, O’ndan üflenen ruh ile yeryüzü halifesi olarak dünyaya gelir. Yapıp ettikleri ile de ya bu halini korur ya da bundan uzaklaşır.

Son olarak söylenmesi gereken şudur ki bu ve benzeri açıklamaların hepsi insanın akledebildiği kadardır. Kötülük denen şeyin varlığının tüm hikmetlerini ancak gaybı da dâhil her şeyi bilen bilir.

Yazar

  • Zeynep Hafsa kitapları, eserleri, Zeynep Hafsa kimdir, öz geçmişi, Zeynep Hafsa nereli, kitap incelemeleri ile yorumları, Zeynep Hafsa sözleri ve alıntıları...

    Diğer Yazılar
......