1 views 4 mins 0 yorumlar

Abdesti zikret!

İçinde Yazarlar
Mart 01, 2025

12.05.2019

HAYAT HATIRLAMAKTIR. Dünya hayatı, dünya var olmadan önceki halimizi hatırlayıp hatırlamayacağımız üzerine kuruludur aslında. Ayet-i kerimeyi hatırlayalım: “O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır.” (Mülk 67/2) Ölüm-hayat döngüsünün burada tersyüz edilmiş olarak zikredilmesi bize dünya hayatının ölümle neticelenip ardından başka bir hayata gireceğimizi işaret ettiği gibi, bu hayata da bir başka hayattan ölerek geldiğimizi, dolayısıyla bu dünya hayatının başlangıcının bir başka ölümle mümkün olduğunu işaret eder. Ölümün ve hayatın yegâne sahibi olan rabbimiz ayet-i kerimeyle bize önceki ve sonraki hayatlarımızı hatırlatır. Ancak bunları hatırlayarak daha güzel davranacağımıza, daha çok salih amel işleyeceğimize dair bir işarettir bu ayrıca.

Gelmiş geçmiş tüm sûfîlerin önderi sayılabilecek tartışmasız otorite olan Cüneyd-i Bağdâdî’ye göre tasavvuf “olmadan önceki hale dönmek”tir. Dolayısıyla onun tasavvuf algısı da daimi bir hatırlama eylemi üzerine kuruludur.

Kur’ân-ı Kerîm, zikirdir. Zikir de son kertede bir hatırlama eylemidir.

Sünnet-i seniyye de bizler için bir hatırlatma, bir hatırlamadır. Bunu bize hatırlatan Bediüzzaman’a kulak verelim:

Tüm bunları şunun için söyledik. Namazımızla ve sair tüm ibadetlerimizle başta Efendimiz aleyhissalatuvesselam’a ittiba etmiş oluyoruz hiç şüphesiz. Yani her amelimizde, her ibadetimizde onu hatırlıyoruz. Namaz kılarken onun gibi kılmaya gayret ettiğimiz gibi namazın fiziksel anlamda başlangıcı sayılabilecek bir ameliye olan abdestte de bu böyle. Abdest alırken onu hatıra getiriyoruz, abdesti onun gibi almaya çalışıyoruz.

İşte abdest ibadeti özelinde ve O’nu hatırlama bağlamında şöyle bir inceliği aktarır kaynaklarımız: Abdestten sonra Kadir sûresini okumak sünnet-i seniyyenin âdâbındandır. Senedi zayıf da olsa bizim için mühim olan bir rivayette şöyle buyurur Efendimiz: “Abdest aldıktan sonra Kadir suresini bir defa okuyan sıddîklar, iki defa okuyan şehitler üç defa okuyan ise peygamberlerle birlikte haşrolunur.” (Deylemî, Kenzü’l-Ummâl, V/72) Hadis-i şerifin lafzının aktarım sıhhatini bir tarafa bırakırsak, manasına odaklanarak şunu söylemek mümkün: abdestle Kadir sûresi arasında bir ilişki var.

Namazın ve abdestin mi’rac gecesi Efendimiz aleyhissalatuvesselam’a Cebrail aleyhisselam vasıtasıyla öğretildiğini ve o gece farz kılındığını biliyoruz. Kadir sûresinde işaret edildiği üzere, Kur’ân-ı Kerîm’in o gece inzâl buyrulduğunu da.

Dolayısıyla abdestin bu küçük âdâbında şöyle büyük bir incelik var: müminin mi’racı olan namaza girmeden evvel, abdest aldıktan sonra Kadir sûresini okuyarak Efendimiz’in hakiki mi’racını hatıra getirip Cenâb-ı Hakk’ın huzûrunun şuurunda olmak. Yani Allahu Teala’yı görüyormuşçasına -ihsan- ibadet şuuru…

‘Hatırlama’da, zikir ve tefekkürde böyle bir sır var demek ki.

En küçük gördüğümüz bir hareketi dahi mi’rac gibi büyük bir yükselişin anahtarı haline getirebiliyor.

Yazar

  • Abdullah Taha Orhan kitapları, eserleri, Abdullah Taha Orhan kimdir, öz geçmişi, Abdullah Taha Orhan nereli, kitap incelemeleri ile yorumları, Abdullah Taha Orhan sözleri ve alıntıları...

    Diğer Yazılar
......