Home > Articles posted by Öznur Çolakoğlu Cam (Page 7)
Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 4 mins 0

BEN KENDİMİ ÖZLEDİM

18.11.2008 “AKIP giden zamanları Bir yerlerde bulsam.. Sonra üzülsem.. Üzüldüğüme üzülsem. Sonra düşünsem Üzüldüğüme üzülsem..” Hüznüme tercüman olan bu şarkı eskilerden gelip takılıverdi dilimin ucuna.. Mirkelam lakaplı bir bey söylüyordu sanırım. Geçip giden zamanları bir yerlerde bulsam neler değişirdi hayatımda bilemiyorum. Şu sıralar en çok hissettiğim duygu içimde kocaman bir nehir yavaş yavaş akıyor ve […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
2 views 6 mins 0

Bir bahçe tefekkürü

02.09.2008 AĞUSTOS AYININ son haftası… Tatilin son demleri… Babamla birlikte saklı bahçemdeyim. Buradaki büyükçe bir bahçeye sahip komşumuz burada olmadığından, bahçesindeki ekili fidanlar kuruma tehdidinde. Buna mukabil, komşunun bahçesini sulamak üzere bahçedeyiz. Babam domatesleri, lahanaları, patlıcanları, biberleri vd. zerzevatı sularken ben de koyu bir gölge serinliği bulup toprağın üzerine oturuyorum. Toprak her zamanki misafirperverliği ile […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
4 views 12 mins 0

Müslümanlık öldü, başımız sağ olsun…

17.07.2008 UZAK YA da yakın fark etmeksizin her görüntünün karşımda uzadığı ve sanki yalımların ardından etrafı seyrediyormuşum gibi herşeyi dalga dalga gördüğüm, hayli sıcak, insanların sokaklara dahi çıkmaktan imtina ettiği bir yaz günü… Bir seminer çıkışı şehrin merkezine doğru her zaman yaptığım gibi ara sokaklardan yürüyorum. Henüz altı-yedi yaşlarında bir kız ve bir erkek çocuk […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 2 mins 0

DOĞAN İLE KAZLAR (günümüz versiyonu)

15.05.2008 Ve o gölün suları kim bilir kaç kez buharlaştı ve yağmurlarla tekrar göle döküldü bilinmez. Demem o ki, devran döndü günler geçti zaman bir su misali o gölün içine de ve dışına da damla damla aktı. Bizim akıllı doğan bu masum kazları dışarıdan kandıramayacağını anlayınca bir kaz kılığına bürünüp gölün üzerinde uçmaya başladı ve […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 5 mins 0

RUHA BİR NEFESLİK MOLA!

21.02.2010 HAYLİ YOĞUN ve yorgun geçen bir günün ardından başını yorgunca metronun camına dayamış, hızla akıp giden şehri seyrediyordu. Şehrin ıslak caddelerinde uzayan ışıklar öyle hızlı hareket ediyordu ki, gözleri dahi bu hıza yetişemiyordu. Gecenin karanlığı şehre iyiden iyiye hakim olmaya başlamış, herkes nasıl ki sabah büyük bir telaş ve hızla işyerine ulaşmak için evden […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 5 mins 0

Masmavi Bir Işık Ortasında Yüzmekteyim..

01.05.2008 ŞAŞIRIYORUM!! NASIL bu denli ahmak olabiliyor insan?! Nasıl böylesine gönüllü kesebiliyor bindiği dalı? Ya da nasıl oluyor da ruhu dahi olmayan binlerce nesneye gönüllü olarak esir ediyor varlığını? Ahir zamanda, zaman denilen gayet izafi bir kavramın herkes için ne denli önemli olduğu malum. Peki nasıl oluyor da ev hanımlarından, iş adamlarına yada daha zamandan […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 6 mins 0

Sadece Ağlamak Yetmez..

16.08.2011 BURUŞ BURUŞ, incecik parmaklı eller, çizgi dolu bir yüz, küçücük kalmış yüzde kocaman gözler, tebessümü unutmuş, hiç öğrenmemiş yüzler. Kaburga kemiklerini, giysi görmemiş sırtından saymak mümkün. Sadece kemikten ibaret kalan bir vücudu ince bir deri örtmüş. Canlı bir iskelet gibi duran insanlar. Bu anlattıklarım 70 yada 80 yaşlarına dayanmış yaşlı bir bedene ait değil. […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 5 mins 0

Hoş geldin Ramazan

12.09.2008 HASRETLE BEKLENEN, yeri yürekte hep bir başka tutulan, kadim bir dost gibi iyi ki yeniden çaldın kapımızı. Annemin saçlarımı tarayıp, kuyruk tuttuğu, kuyruklarıma beyaz kurdele, önlüğüme beyaz yakamı iliştirdiği zaman dilimlerindeki masumiyet gibi geldin, hoş geldin. Kavuran sıcak bir günün alelade bir saatinde aniden çıkıveren ferahlatıcı rüzgârlar gibi geldin. Sinelerimizi ferahlattın, yüreğimizi serinlettin. İyi […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 6 mins 0

İnfak ama nasıl?!

27.03.2008 SABAH SERİNLİĞİNDE bir vakit.. Bursa’nın en güzel mekanlarından biri olan tophane meydanındayım. Vakit henüz sabah serinliğinde.. Ecdadımızdan miras kaldığı belli olan asırlık çınar, kestane, söğüt ağaçları altında, serin bir gölgede huzur ve huşu içinde oturamamaktayım. Zira her 10-15 dk’da bir muhtelif para isterler tarafından zorunlu bir vicdan muhasebesi yapmaya maruz kalıyorum. Önce konuşamadığını iddia […]