Home > Articles posted by İsmail Örgen (Page 20)
Yazarlar
Mart 01, 2025
4 views 3 secs 0

Bir “Elhamdülilllah” için

23.03.2007 BÜYÜK SÛFÎLERDEN Serî es-Sâkatî, Cüneyd-i Bağdâdî’nin dayısı ve mürşidi, Mâruf-u Kerhî’nin ise talebesiydi. Kendisi, şöyle derdi: “Bir kere ‘elhamdülillah’ dediğim için, otuz senedir istiğfar etmekteyim.” “Bu nasıl olur?” denilince, Serî es-Sâkatî başından geçen şu olayı anlattı: “Bir keresinde Bağdat’ta büyük bir yangın çıkmıştı. Yolda beni karşılayan bir adam: ‘Merak etme, senin dükkânın yangından kurtuldu’ […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 2 mins 0

Doğru sözün kerameti

23.03.2007 TASAVVUF YOLUNUN belki de en büyük ismi Abdülkâdir Geylani, Hazar denizinin güneyindeki Geylan kasabasında yaşayan bir seyyidler ailesine mensuptu. Peygamber soyundan gelen başka birçok kişi gibi, o da daha çocukken, dinî ilimler tahsiline başlamıştı. Kendisi henüz gençliğe adımını yeni atmışken, annesi, vefat eden babasının mirasından onun payına düşen seksen altın lirayı ceketinin içine dikkatle […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
4 views 19 secs 0

Düşenin dostu olmak

23.03.2007 EBU AMR b. Nüceyd, tasavvuf yolunun başlangıcında Ebu Osman el-Mağribî’nin sohbet meclislerine devam ederdi. Ebu Osman’ın verdiği nasihatlerin, ettiği sözlerin tesirinde kalan Ebu Amr, tevbekâr oldu. Ama sonraları, bazı eski alışkanlıkları nüksetti, yoldan geri kaldı, bir ara işi iyice gevşetti. Artık nerede Ebu Osman’ı görse ondan kaçıyor, onun sohbet meclislerine de artık devam etmiyordu. […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
4 views 6 secs 0

Rica

23.03.2007 DEVESİYLE ÇÖLDE yol almakta olan bir bedevî, bir tepeyi geçtiğinde, güçlükle yürüyen, sıcaktan dudakları kurumuş bir adama rastladı. Issız çölde susuzluktan perişan olmuş adam, bedevîyi görünce, su istedi. Bedevî devesinden indi, adama su verdi. Suyu kana kana içen adam, birden bedevîyi iterek yere yuvarladı ve hemen deveye atladığı gibi kaçmaya başladı. Bedevî arkasından bağırdı: […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
2 views 23 secs 0

Neye yarar?

23.03.2007 BİR GÜN, ayyaş bir adam, yoldan geçmekte olan bir mürşidi gördü ve kendi halinden utanıp, saygıyla: “Efendim” dedi, “maneviyatla iştigal bana se sağlar?” Mürşid cevap verdi: “Evladım! Sarhoş olmadan kendinden geçmeni sağlar.”

Yazarlar
Mart 01, 2025
4 views 2 mins 0

O an geldi mi?

23.03.2007 ZÜHD YOLUNUN büyük isimlerinden Fudayl b. İyaz, evvelce, yol kesen bir eşkiya idi. Serahs ile Ebîver arasında yol alanlar, Fudayl yüzünden, korku içinde yol alırlardı. Fudayl’ın böyle bir hayatı bırakıp zühd yoluna baş koymasının sebebi, bir gece ardı ardına yaşadığı iki olaydı. Fudayl, bir cariyeye âşık olmuştu. Gece vakti, cariyeyi görmek için efendisinin evinin […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
5 views 52 secs 0

Sen sana perde

23.03.2007 YAŞADIĞI CEZBE halleri, velâyeti ve bilgeliğiyle şöhret bulmuş Şiblî’ye bir derviş sordu: “Bu yola nasıl girdin? Allah yolunda ilk kılavuzun kimdi?” Bu soru üzerine, Şiblî, uzun yıllar önce yaşadığı bir olayı anlatmaya başladı. Sıcak bir yaz günü, Şiblî bir dere kenarında serinlemeye çalışıyordu. Az sonra, dere kenarına bir köpek geldi. Köpek öyle susamıştı ki, […]

Arşiv
Mart 01, 2025
3 views 6 mins 0

Tim’in tevhid arayışı

25.01.2009 1977 YILINDA, ALMANYA’NIN güneyinde doğmuşum. Fakat, babamın işinden dolayı, değişik yerlere göç ettik. Ben onüç yaşındayken bir köyden Düsseldorf’a göçtük. Düsseldorf’ta boş zamanınızı geçirecek bir sürü imkân bulursunuz. Ben de bu zamanın büyük kısmını erkekler ve kızlarla partiler düzenlemek, içmek, sigara kullanmak filan gibi şeylerle geçirdim. O sıralar davranışlarım çok kötü olduğu halde, tek […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
5 views 54 secs 0

Sevgili

23.03.2007 DERTLİ BİRİ, ağlayıp inlemekteydi. Oradan geçmekte olan Şiblî, adamın halini görüp ağlayışının sebebini sordu. Adam dedi ki: “Şeyhim! Bir sevgilim vardı. Güzelliği canıma can katıyor, ömrümü arttırıyordu. Öldü. Ben de derdinden ölüyorum. Yasıyla gözüme âlem kara görünmede.” Şiblî dedi ki: “Mademki gönlün bu yüzden perişan, bu yüzden kendinden geçmişsin, neden boyuna yaslanıyor, ağlayıp duruyorsun? […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 2 secs 0

Sır

23.03.2007 GÜNLERDEN BİR gün, bir topluluk, Cüneyd-i Bağdâdî’nin yanına gelerek: “Rızkımızı nerede arayalım?” diye sordu. Cüneyd: “Rızkınızın nerede olduğunu biliyorsanız, gidin orada arayın!” diye cevap verdi. Bunun üzerine: “Yani rızkımızı Allahu Teâlâ’dan mı isteyelim?” dediler. Cüneyd de bu kez: “Eğer Allah’ın rızkınızı unuttuğu kanaatinde iseniz, bunu O’na hatırlatın” diye karşılık verdi. Bunun üzerine: “Yani bir […]