Home > Articles posted by İsmail Örgen (Page 19)
Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 14 secs 0

Biraz anlayış lütfen

23.02.2007 GENÇ BİR annenin bindiği otobüs tıka basa doluydu. Kucağındaki minicik bebeğiyle bir kenara sıkışıp kaldığı halde, oturanlardan hiçbiri yerlerinden kımıldamıyordu. Herkes, gidecekleri yere bir an önce gitme derdindeydi. İnip binecek bir başka yolcu da yoktu. Fakat, otobüs bir türlü hareket etmiyordu. Tam bu sırada, otobüs şoförünün yerinden kalktığı ve: “Buraya buyurun, hanımefendi…” diye, genç […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
4 views 16 secs 0

Birkaç deste para

23.02.2007 BİR GÜN bir adam tarlasında çift sürerken, sabanına ağırca birşey takıldı. Eski devirlerden kalma, güzel bir mermer heykeldi bu. Adam onu böylesi heykeller satın aldığını bilen bir koleksiyoncuya götürdü. Koleksiyoncu heykel için yüksek bir ücret ödedi. Ve ayrıldılar. Adam elinde deste deste para evine giderken, kendi kendine şöyle diyordu: “Bu para için ne hayatlara […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 23 secs 0

“Buyur ey kulum!”

23.02.2007 ADAMIN BİRİ her zaman “Allah, Allah” diye zikreder, bu zikirden dolayı ağzı bal yemiş gibi tatlanırdı. Bir gün, şeytan gelip: “Ne diye durmadan ‘Allah, Allah’ deyip duruyorsun?” diye bir soru düşürdü aklına. “Bunca zamandır Allah demene karşılık, bir kerecik olsun Allah ‘Buyur ey kulum!’ dedi mi sana? Daha ne kadar Allah deyip duracaksın?” Bunun […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
2 views 32 secs 0

Çifte hörgüçlü deve

23.02.2007 BİR KAMBUR, başka bir kamburla alay ediyordu. Bunların konuşmalarını sonuna kadar dinleyen bir bilge, yanındaki öğrencisine dönerek, şu hikâyeyi anlattı: “Bir gün bir deve öteki deveye: ‘Sırtında bir kambur var!’ diye güldü. Gülen devenin sırtında ise iki hörgüç vardı. Hiçbir deve sırtındaki hörgücü görmez. İkinci deve birinci deveye bakıp, yüzüne karşı: ‘Senin iki kamburun […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 3 mins 0

Çamur ve yıldızlar

23.02.2007 İKİNCİ DÜNYA Savaşı sırasında kocam, Kaliforniya’daki Mojave çölüne yakın bir askerî üste görev almıştı. Ona yakın olmak için ben de bu beldeye taşındım. Fakat bu yerden nefret ediyordum. Hayatımda bu kadar mutsuz olduğumu hiç hatırlamıyordum. Derken, kocamın Mojave çölünde manevraya çıkmasıyla küçük bir evde tek başıma kaldım. Sıcak tahammül edilemez bir dereceydi; nadir kaktüslerin […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 42 secs 0

İki kelime

23.03.2007 BİR ZAMANLAR, Himalayaların eteğinde, bir Budist manastırı vardı. Manastır, Budist geleneği içinde şöhret bulmuş olmakla beraber, çok sıkıydı. En önemli özelliği ise, sessizliğiydi. Manastıra intisap edenlerin, artık kemale erdiklerine karar verilinceye dek, düşünmesi serbest, konuşması ise yasaktı. Bu kuralın tek bir istisnası, beş yılda bir verilen iki kelime söz hakkıydı. Günlerden bir gün, bir […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
4 views 27 secs 0

Damdaki deve

23.03.2007 İBRAHİM B. Edhem, bir gece sarayda, tahtında otururken damda bir tıkırtı, bir bağırış-çağırış duydu. Sarayın çatısında sert sert adımlar atılıyordu. Kendi kendine: “Kimin ne haddine?” diye düşündü. Sarayın penceresinden: “Kim o, bu insan olamaz; peri olmalı herhalde?” diye seslendi. Hiç görülmemiş bir bölük halk, damdan başlarını indirdiler, dediler ki: “Yitiğimiz var, gece vakti onu […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
5 views 49 secs 0

Akıl için sonuç birdir

23.02.2007 NOBEL ÖDÜLÜ kazanan matematikçi Norbert Wiener, ders verdiği üniversitede bir gün tahtaya çok zor bir problem yazmıştı. Prof. Wiener birkaç dakika düşündükten sonra problemi kafasında halletmiş olacak ki, tahtaya sadececevabı yazmakla yetindi. Probleme dair kendi çözüm biçiminin profesörünkine uyup uymadığını merak eden bir öğrenci: “Profesör Wiener” dedi, “bu problemi çözmenin başka bir yolu yok […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 20 secs 0

Yoksulluğu kim alır?

23.03.2007 ADAMIN BİRİ giriştiği hiçbir işte başarılı olamayışına hayıflanıyor, fakirliğinden feryad edip duruyordu. Büyük sûfî İbrahim Edhem, adamın bu feryadına bakıp: “Oğul,” dedi, “galiba sen bu yoksulluğu ucuza aldın!” Adam, bu söze kızdı: “Böyle de söz mü olur?” diye söylendi. “Yoksulluğu kim satın alır? Sözünden utan yahu!” İbrahim Edhem şöyle cevap verdi: “Ben bir kere […]