Home > Articles posted by Mustafa H. Kurt (Page 2)
Yazarlar
Mart 01, 2025
1 views 16 mins 0

Erivanlı lahmacuncu

15.10.2009 HEMEN KUZEYİNDE biten sert coğrafyanın ve sert iklimin aksine Gaziantep, Arap coğrafyasına hakim düzlüklerin başlangıcında ve bereketli platolar üzerine yerleşmiş tarihî bir şehirdir. İklimi, nem oranı düşük bir Akdeniz iklimidir; su kaynakları zengindir ve geniş tarım arazileri bulunmaktadır. Önemli ticarî yolların geçtiği bir noktada bulunması gibi sebeplerin de etkisiyle bu bölge, tarihinin bilinen ilk […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 8 mins 0

Sahipsiz fikriyat: tarihsel süreçte ‘emperyalizm’

27.04.2009 DÜŞÜNCE TARİHİNDE kendisine yer bulabilmiş hemen her düşünce sistemi, ya başka bir sistemden benimsenen ya da kendilerince geliştirilen bir tarih yorumuna sahip olagelmiştir hep. Bu yorumlama; ‘Tarihi, kendi düşünce sistemine destek kılmak’ ya da ‘İdeolojisine tarihten destekler bulmak’ gayesiyle tarihi yeniden ve kendince yorumlamaktır. Ve bu da, bir düşünce sistematiğinin neredeyse olmazsa-olmazıdır. Sözgelimi; skolastik […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
1 views 9 mins 0

Görecelik ve gerçeklik

24.04.2009 DERS EDEBİYATTI. Öğretmenleri, bir dergiden aldığı şiir üzerine yorum yapmalarını istemişti tüm sınıftan. Böylelikle şiirde dile getirilen duygu ve düşünceler, gönüllü birkaç öğrenci tarafından enine-boyuna irdelenmişti. Durumdan memnun olan öğretmen, daha sonra şiir hakkındaki kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmeye başladı. “Şair şu satırlarda şuna değiniyor, devamındaki şu sözleriyle de şu konuyu imâ ediyor; […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
2 views 16 mins 0

Aydın hüsranı ve ‘yeni’ bir model

30.04.2013 ON DOKUZUNCU yüzyılla birlikte fikir dünyamız ilhamını Batıdan almış pek çok fikir akımının birbiri ardınca arz-ı endam ettiği bir sahneye dönüştüğünde, Batı karşısında sorguladığı kendi özüne burun kıvıran “Münevver” bir kesimle de tanışmış olacaktı aynı zamanda. Ancak, ileride Cumhuriyet döneminin getirdiği reform faaliyetlerinden de payını alarak “Aydın’a” evirilecek olan söz konusu münevver ya da […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
2 views 22 mins 0

Ehl-i Beyt’in milliyeti *

21.12.2012 YAKIN ZAMANIN en fitneli ajitasyonlarından biri olan ‘karikatür’ edepsizliğinin gündemde olduğu günlerdi. Afrikalı Hıristiyan bir tanıdığım, bir sohbet esnasında biraz da tedirgin bir ifadeyle sormuştu: – “Yüzlerce yıl önce vefat etmiş bir insanı bu derece savunmak nedendir?, Müslümanlar bu konuyu neden bu kadar büyütüyorlar ki?..” Daha çok, samimi bir meraktan kaynaklandığına inandığım bu ifadeler, […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
1 views 8 mins 0

Kubbeyi habbe görmek

09.02.2011 ÖYLESİNE GÜN gibi ortada bir gerçekliktir ki, evrenin basitliği iddiasını ya da muhteşem bir dünyada ve bir o kadar da harika bir kainatta yaşadığımıza dair itirazı, aklım almaz bir türlü… Hele sanat ve hikmetçe belki de bunlardan çok daha ileride bulunan bir bedende, adına “insan” denilen böylesine kıymetli bir hayat mertebesinde yaşadığımıza dair şüphede […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
1 views 8 mins 0

Buzdağı ve Güneş

26.12.2012 MESELE MÜHİMDİ. Geçtiğimiz günlerde, Bediüzzaman Said Nursi’nin Hz.Peygamber aleyhisselatü vesselam’a dek uzandığı söylenen bir soy ağacı ilan edildi malum. Olay, pek çok müminin şimdiye dek belgesiz bir şekilde zaten inandığı-kabul ettiği bir durumun, belgelerle de tescillenmesi haliydi, ne âla. Bediüzzaman’ın Ehl-i Beyt’e belgelerle izafesinde, muarız ve farklı niyetli odaklar haricinde, sanırım hiç kimse için […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
1 views 7 mins 0

Arap baharı bittiğinde

10.08.2012 İNSANLIK TARİHİNİN hiçbir merhalesi, aynı anda ve aynı şartlarla gerçekleşmemiştir. Bu önemli ayrıntıya göre kimi toplumların bir devri veya bir süreci diğerlerinden daha erken karşılaması ise, onlara tarih önünde bir adım öne çıkabilme imkanı tanımıştır hep. Coğrafî, siyasî ya da bizzat hükm-ü İlahî’ye bakan nedenleri bir yana, bu gerçeğin ardında yatan can alıcı etkenlerin […]

Yazarlar
Mart 01, 2025
3 views 10 mins 0

Medeniyetin babasız çocuklarına..

14.02.2012 O GÜN, yorgun adımlarla ulaştığım istasyonun kalabalığına karışana dek, yine sıradan günlerden birindeyim sanmıştım. Oysa yaşanan her gün, ‘sıradan bir günün’ olamayacağını da ders verirmiş insana… Trene binmek üzereyken tüm dikkatimi bir anda üzerine çeken o tablo, günlerin işte bu özelliğinin bir habercisiydi benim için: Beş ya da altı yaşlarında bir çocuk, iki polis […]