Home > Articles posted by Ahmet Nazlı (Page 2)
Yazarlar
Mart 04, 2025
3 views 14 mins 0

Ayrılık Şarkısı

31.10.2005 BİR ŞARKIDIR sonbahar; ayrılığın şarkısını söyler bütün ayrıntılarıyla. Başta gökyüzü olmak üzere, bütün varlıkların gözünden bir damla gözyaşı akar; ayrılığın şarkısı, göz yaşı olur. Göz yaşı, kimilerinde bir ayrılık için, kimilerinde ise yokluk için akmaya başlar. Bütün bir ömrümüzü, 4 mevsim birden yaşar, yeryüzü. İlk baharda çocukluğumuza doğarız. Bütün bir çocukluk ve ilk gençlik […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
4 views 12 mins 0

YÜRÜYEN HEYKEL!

24.10.2005 ‘NASIL Kİ, merhume ve rahmete muhtaç bir güzel kadın cenazesine nazar-ı şehvet ve hevesle bakmak, ne kadar ahlakı tahrip eder. Öyle de ölmüş kadınların suretlerine veyahut sağ kadınların küçük cenazeleri hükmünde olan suretlerine hevaperverane (hevesle) bakmak, derinden derine hissiyat-ı ulviye-i insaniyeyi sarsar, tahrip eder.’(Sözler, 431) Veyahut Ramazan ayında, nefis ve şehvetin dizginlenmesi gereken bir […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
2 views 7 mins 0

‘Bir Gün’lük Hayat

12.11.2003 DİYELİM Kİ bu gün, hayatınızın ilk günü. Herhangi bir günden farklı olarak nasıl yaşardınız hayatınızın ilk gününü? Mesela ilk gününün sabahında nasıl uyanırdınız? İlk defa doğuşunu seyrettiğiniz Güneşi, nasıl karşılardınız? Yüzünüzü Güneşin ışıkları ilk defa okşadığınızda neler hissederdiniz? Sevgiyle yüzünüze gülen bir çiçeği ilk defa gördüğünüzde eminim tarif edemeyiz hissettiklerimizi. Ya ilk defa kuşları […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
2 views 10 mins 0

MUAREFE

17.10.2005 ŞU DÜNYAYA gözlerimiz açtığımızda, eşitsiz doğarız hepimiz. Erkek ve kız olarak geliriz dünyaya. Farklılık, tabiatımıza işlenmiştir. Farklılık, eşitsizlik olarak görünür gözümüze. Eşitsizliği kendisi başlı başına bir değer değildir. Önemli olan bu eşitsizlik içinde bir adaletsizliğin bulunup bulunmadığıdır. Eşitlik için de aynı durum geçerlidir. Herkese aynı şeylerin verilmesi de adalet olmayabilir. Susayan üç kişiyi düşünelim. […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
4 views 8 mins 0

‘EV’LİLİK Mİ?

03.10.2005 HER NEDENSE, iki insanın hayatlarını birleştirmesini ‘ev’ kelimesinden türeterek kullanıyoruz. Muhtemelen iki insan aynı evi paylaştığı için kullanıyoruz bu deyimi. Oysaki sadece ev değildir, iki insanın paylaştığı şey. Evlenerek sadece aynı mekanı paylaşmış olmaz iki insan; yekdiğerinin kalbini de paylaşır. Haddi zatında iki insanın kalbi, evlerinin mekanından çok daha geniştir. Duygularımızı da içinde bulunduran […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
3 views 7 mins 0

Koruma ve Şefkat

26.09.2005 RAHMETLİ VE şefkatli bir el, bizi dünyaya getirdikten sonra, bizi bizden daha güçlü bir anne ve babanın kucağına emanet etmektedir. Henüz ne bir iktidarımız var, ne de bir ihtiyarımız(tercih etme kabiliyeti). Ağzımıza tutuşturulan bir süt haznesinden sadece emebilmekteyiz. Ağlamalarımız, acizliğimizdendir. Sadece ağlayabiliyoruz. İsteklerimiz, ağlamalarımızdır. Sadece bize verilenle yetinmekteyiz; acizliğimiz, gücümüzdür. En güçlü kimseleri bile […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
5 views 9 mins 0

Koruma ve Korunma

19.09.2005 YAŞADIĞIMIZ DÜNYA, bütün sıkıntıları tek başımıza göğüsleyebileceğimiz bir dünya değildir. Birbirimize destek vererek çözdüğümüz sorunların, haddi hesabı yoktur. Bu sorunları çözerken, kimimiz yardım eden, kimimiz yardım edilen durumdayız. Hiç kimse, ‘Hayır, ben yardım almayayım’ diyebilecek durumda değildir. Böyle diyen, ya çok kibirli, ya da kendisine ve başkasına hayrı olmayan zavallı biridir. Hepimiz ‘dışarı’dan gelebilecek […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
4 views 13 mins 0

İçerideki out! Dışarıdaki in!

05.09.2005 YABANCI TURİSTE, ‘kırmızı halı’, yerliye, ‘ne işin var burada?’ Bu ifade, çok satan bir gazetemizde geçen bir haberin başlığı. Bu başlık, sadece bir turizm anlayışını yansıtmıyor. Bizim gibi toplumlarda, ‘dışarı’ ve ‘içeri’ gibi kavramların genel bir karakteristiğini de yansıtıyor aynı zamanda. Bir yabancı turiste gösterdiğimiz ilgiyi kendi insanımıza göstermememizden tutun, mensup olduğumuz camianın dışındaki […]

Yazarlar
Mart 04, 2025
4 views 10 mins 0

Orta Asya’nın Kendine Özgü Milliyetçiliği

12.09.2005 DÜNYADA SÜREKLİ gezen biri için milliyetçiliği yazmak oldukça zor bir durum. Zira, gezilen yerlerde toprak üzerindeki aidiyet duygularından çok, ‘farklılıkların farkında olmak’ önem kazanıyor. Hele yer küreden uzaklaşınca, milliyetçiliklerin sınırları çok hayali ve farazi kalıyor. Ama aşağılara doğru inildikçe, isterse dünyanın en yüksek yerleri olan Himalaya dağları olsun, mutlaka bir yerlere ait olduğundan dolayı, […]